• Konya2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AB: Son derece endişeliyiz
2016-01-16 18:15:02

AB: Son derece endişeliyiz

Avrupa Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada Türkiye ile ilgili flaş açıklama:Avrupa Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Güneydoğu’da...
Avrupa Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada Türkiye ile ilgili flaş açıklama:

Avrupa Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Güneydoğu’da PKK yönelik operasyonalrda devleti suçlayan bildiriye imza atan akademisyenlere yönelik gözaltına almalardan son derece endişe duyduklarını belirtti. Açıklama şu şekilde;

 

“Türkiye’nin güneydoğusundaki olaylara ilişkin bir bildiriye imza atan Türk akademisyenlere yönelik atılan adımlardan aşırı derecede endişeliyiz. Artık gözaltında olmasalar da, onlara yönelik işlemler sürüyor.

 

Biz PKK’nınkiler de dâhil olmak üzere terörist saldırıların her türlüsünü; ve 14 Ocak’ta Çınar karakoluna yapılan saldırıyı kınıyoruz. Terörle mücadelenin insan haklarına saygılı ve uluslararası hukukta yer alan yükümlülükleri gözeterek yürütülmesi gerektiğine bir kere daha hatırlatıyoruz.

 

Rüzgâr ters yönden esiyor olsa da, ifade özgürlüğü Kopenhag siyasi kriterleriyle uyumlu bir şekilde korunmalıdır.

 

Avrupa Birliği, çok fazla cana mâl olan çatışmanın sonlandırılması için barış sürecine dönülmesinin yegâne yol olduğuna inanmakta ve bu yönde atılacak tüm adımları desteklemeyi taahhüt etmektedir.”

 

Moore: Endişe duymaktayım

 

Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Richard Moore da konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

 

“Güneydoğu’daki çatışmalar hakkında görüşlerini ifade ettikleri için görevden uzaklaştırılan ve soruşturmaya uğrayan akademisyenlere ilişkin haberlerden, diğerleri gibi ben de büyük endişe duymaktayım. İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumda ve özellikle de eğitim alanında hayati öneme sahiptir. Bu, hatalı ya da tek taraflı olduğunu düşündüğümüz görüşleri ifade etme hakkını da kapsar.”

 

ABD Büyükelçisinden akademisyenlere destek

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Cuma günü yaptığı yazılı açıklama ile bildiri yayınlamaları ardından haklarında soruşturma açılan ya da görevlerinden alınmaya başlanan 1128 akademisyene destek verdi. Bass bildiriye katılıp katılmadığı konusunda da yoruma açık bir dil kullandı:

 

“Söz konusu akademisyenler tarafından dile getirilen görüşlere katılmamamız durumunda bile, bu baskının, süregelen şiddetin sebepleri ve çözüm yollarıyla ilgili Türk toplumu içindeki meşru siyasi tartışmalar üzerinde dondurucu bir etkisi olmasından endişe ediyoruz. Demokratik toplumlarda vatandaşların, görüşlerini, hatta ihtilaflı veya rağbet görmeyen görüşlerini bile, ifade edebilme fırsatına sahip olmaları bir zorunluluktur.”

 

Hükümet yetkilileri akademisyenleri ihanet ile suçlarken, Bass akademisyenlerin Güneydoğu'da PKK'ya yönelik operasyonlarda devleti suçlayan bildirisini "Şiddetle ilgili endişelerin ifade edilmesi" olarak tanımladı:

 

“Şiddetle ilgili endişelerin ifade edilmesi, teröre destek vermek ile eşdeğer değildir. Hükümet eleştirisi ihanet ile eşdeğer değildir. Türk demokrasisi rahatsız edici fikirlerin serbestçe ifade edilmesini kucaklayacak kadar güçlü ve dirençlidir”

 

Ne demişlerdi?

 

'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi' 11 Ocak'ta Ankara ve İstanbul'da düzenledikleri basın açıklamalarında "Bizler bu suça ortak olmuyoruz" başlıklı bir bildiri yayınladı. Türkiye ve yurt dışından 89 üniversiteden 1128 akademisyenin imzaladığı bildiride şöyle deniyordu:

 

"Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlâl etmektedir.

 

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz.Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz."

 

Kaynak: Eeas.europa.eu, Al Jazeera

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Konya Not | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim